Ana içeriğe atla

BİTCOİN MUAMMASI

Son birkaç haftadır bitcoin rüzgarı esiyor. Doğrudan veya dolaylı olarak kaç defa "bitcoin caiz mi?" sorusuna muhatap olduğumu hatırlamıyorum. Haliyle kulaktan dolma bazı bilgilere sahip olmakla birlikte sistemin işleyişi hakkında sadra şifa sayılacak bir bilgiye de sahip değilim. Dolayısıyla en azından şimdilik adem-i cevaz tercihine daha yakın olsam da "kesinlikle caiz değildir" diyebilme noktasında değilim. Türkçe ve Arapça bazı sitelerde bitcoin hakkında lehte veya aleyhte bazı değerlendirmeler görmüş olmakla birlikte değerlendirme yapanların da bu para birimine dair tahkik düzeyinde bir araştırma yaptıklarını sanmıyorum.

Biz henüz 8 yıllık mazisi olan bitcoinin ne idiğine dair bir tasavvura sahip değilken ve şimdilik piyasada aslan payı bitcoinde olsa da "ethereum, ripple, litecoin, steem, dash, dogecoin" gibi pek çok muadili de piyasaya sürülmüş. Bir internet sitesinde okuduğum habere göre Nisan ayı itibarıyla sanal para birimlerinin sayısı 800'e yaklaşmış durumda.

Bitcoinin adem-i cevazı için akla gelen başlıca hususlar şunlar:
* Arkasında bir devletin bulunmamasından dolayı hukuki güvenceden yoksunluk 
* Fiziki bir karşılığının bulunmaması
* Bankacılık sistemi paypas edilerek çok düşük masraflarla dünya çapında aktarımının mümkün olması sebebiyle kara para aklamak için güvenli bir liman olması

Bu para birimi konusunda devletler de henüz karar verebilmiş değiller. Mesela iki gün önce merkez bankasının bitcoini masaya yatırdığına dair bir haber vardı.

Hasılı, sular duruluncaya ve mahiyeti zihinlerde netlik kazanıncaya kadar bitcoin hakkında caiz veya değil şeklinde bir karar verilebilir gibi gözükmüyor. Bu konuda şimdilik tek söyleyebileceğim şey, üstesinden gelinemeyecek büyük zararlara maruz kalmamak için temkinli olmayı ve bitcoinden uzak durmayı tavsiye etmekten ibarettir.

Bitcoin üzerine araştırma yapmış veya bitcoin ile işlem yapan arkadaşları kripto para birimlerinin avantajları ve risklerine dair bilgi ve tecrübelerini paylaşmaya davet ediyorum.
Osman Güman, 19.11.2017

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cami Görevlileri ve Kıraat Sorunumuz

Hz. Ömer'den "Ben orduları namaz kılarken donatırım" diye bir söz nakledilir. Onun hesap ben de bu yazıyı bugün Cuma namazı kılarken tasarladım. Günahsa Allah affetsin. Bugün Cuma namazını kampüsün aşağısında küçük bir camide kıldım. Daha önce de bu camide birkaç kez cuma namazı kılmışlığım vardır. Hutbenin Arapça kısmında imamın ciddi okuma yanlışları var, hani o metin namazda sure olarak okunsa namaz kılmayacak derecede. Benzer yanlışlara daha önce farklı camilerde kıldığım pek çok Cuma namazında tesadüf etmişimdir. Aklımda kalan birkaçını zikredeyim. Hutbede "tekrîmen li-fehameti şâni şeref-i safiyyih" diye bir ifade var. İmam "fehamet" kelimesini hı ile değil; hâ ile telaffuz etti. "safiyyihî" ifadesini de -kulağım beni yanıltmadıysa- "safîh" gibi söyledi. En sonda okunan ayetteki "vel-münkeri ve'l-bağy" ifadesini okurken de "bağy" kelimesini ğayn ile değil; -tıpkı bir dana sesi gibi- ayn ile "ba...

SAFLAR ARASI MESAFE NE KADAR OLMALIDIR?

Soru: Cami ile evinin arasında bir araç geçebilecek kadar dar bir sokak olan birisi bu camide cemaat ile namaz kılındığı zaman kendi evinden imama tabi olup namazı kılabilir mi? Diyaliz hastası olan ve camiye gidemeyen bir amcanın Cuma namazlarını bu şekilde kıldığı konuşuldu. Böyle kılınan bir namaz geçerli midir? Nafile ve farz namazlar arasında fark olur mu bu durumda?                                                                      *** Cevap: Cemaatle kılınan bir namazda saflar arasındaki mesafeye ilişkin Hanefi fıkıh literatüründe yer alan bilgiler özetle şunlardır: 1) Saflar arasında bir tekne veya kağnı geçecek büyüklükte bir nehir veya kamuya açık yol bulunmamalıdır. Mütabaat (imama uyma) imkanı ortadan kalkacağı için cami dışındaki alanda saflar arasında bu kadar mesafe bırakılması caiz olmaz. ...

ERKEĞİN NAMAZDA VE NAMAZ DIŞINDA BAŞINI ÖRTMESİNİN HÜKMÜ

Soru: Ömer Nasuhi Bilmen'in Büyük İslam İlmihali'nde erkeklerin başı açık namaz kılmasının mekruh olduğu, bunun bir örf olmadığı yazılıdır. Ben bununla amel ediyorum; ama bazı çevreler bunun bir örf olduğunu söylüyorlar. Bu konuda mufassal bir cevap alabilir miyim?                                                                    *** Cevap: Erkeğin başını örtmesinin farz olduğunu savunan hiç kimse yoktur. Müstehap olup olmadığı ya da mürüvvete aykırı olup olmadığı hususunda ise ihtilaf vardır:  Kimi alimler erkeğin başını örtmesini müstehap kabul etmişler ve özellikle yaşlı veya ulema sınıfından olan bir erkeğin halk içinde başı açık olmasını mürüvvete aykırı bir davranış olarak telakki etmişlerdir.  Bazı alimler ise erkeğin başını açmasını veya örtmesini bölgeden bölgeye değişkenlik arzeden bir ...