Ana içeriğe atla

BOŞAMAK İÇİN ÜÇ KERE "BOŞ OL!" DEMEK Mİ GEREKİR?

Şahsıma mail ve mesaj yoluyla gelen pek çok soruda gördüğüm kadarıyla halk arasında boşamanın gerçekleşmesi için "boş ol!" lafzının üç kez tekrarlaması gerektiğine dair yanlış bir kanaat var. Bu konuda Mekteb-i Furu'da Soner Duman ve Mehmet Ali Yargı'nın da birer yazısı yayınlanmıştı. Bu yazılara katkı babında meseleye ilişkin birkaç hususu ifade etmem yerinde olacaktır.

Boşamanın gerçekleşmesi için "boş ol!" lafzını üç kez tekrar etmek gerekli olmayıp tek bir kez "boş ol!" demek yeterlidir. Ancak kişi, boşamanın ancak bu lafzı üç defa tekrar etmek suretiyle gerçekleşeceği yolunda yanlış bilgiye sahip olup bu doğrultuda bir boşama yapmış ise niyeti doğrultusunda üç boşama değil; bir boşama gerçekleşmiş olmalıdır. Çünkü bu meselede avam arasında -galat da olsa- örfe benzer bir uzlaşı var gibidir.

Karafî, el-Furuk adlı eserinde "boş" anlamındaki "tâlık" lafzının örfi bir kullanım olduğunu belirttikten sonra "Bir bölge halkı boşama için "tâlık" lafzı yerine "muntalık" lafzında uzlaşsa bu lafız sarih olur, "talık" lafzı ise boşama lafzı olmaktan çıkar" der. Kanaatime göre halk arasındaki bu yanlış kullanım da en azından bir boşama sayılmak hususunda bu kabilden sayılmalıdır.

Kaldı ki klasik dönemden İbn Teymiyye ve öğrencisi İbnü'l-Kayyim, üç boşama niyetiyle bile olsa bir mecliste üç talak vermenin bir talak hükmünde olacağını savunarak Hz. Peygamber dönemindeki uygulamanın bu şekilde olduğunu ve dört mezhebin tercih ettiği görüşün Hz. Ömer'in sedd-i zeriaya dayalı bir tasarrufu olduğunu ifade etmişlerdir. Bu görüş çağdaş dönemde pek çok fıkıh bilgini tarafından da tercihe şayan görülmüştür. Vallahu a'lem.
Osman Güman 24.01.2018

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cami Görevlileri ve Kıraat Sorunumuz

Hz. Ömer'den "Ben orduları namaz kılarken donatırım" diye bir söz nakledilir. Onun hesap ben de bu yazıyı bugün Cuma namazı kılarken tasarladım. Günahsa Allah affetsin. Bugün Cuma namazını kampüsün aşağısında küçük bir camide kıldım. Daha önce de bu camide birkaç kez cuma namazı kılmışlığım vardır. Hutbenin Arapça kısmında imamın ciddi okuma yanlışları var, hani o metin namazda sure olarak okunsa namaz kılmayacak derecede. Benzer yanlışlara daha önce farklı camilerde kıldığım pek çok Cuma namazında tesadüf etmişimdir. Aklımda kalan birkaçını zikredeyim. Hutbede "tekrîmen li-fehameti şâni şeref-i safiyyih" diye bir ifade var. İmam "fehamet" kelimesini hı ile değil; hâ ile telaffuz etti. "safiyyihî" ifadesini de -kulağım beni yanıltmadıysa- "safîh" gibi söyledi. En sonda okunan ayetteki "vel-münkeri ve'l-bağy" ifadesini okurken de "bağy" kelimesini ğayn ile değil; -tıpkı bir dana sesi gibi- ayn ile "ba...

SAFLAR ARASI MESAFE NE KADAR OLMALIDIR?

Soru: Cami ile evinin arasında bir araç geçebilecek kadar dar bir sokak olan birisi bu camide cemaat ile namaz kılındığı zaman kendi evinden imama tabi olup namazı kılabilir mi? Diyaliz hastası olan ve camiye gidemeyen bir amcanın Cuma namazlarını bu şekilde kıldığı konuşuldu. Böyle kılınan bir namaz geçerli midir? Nafile ve farz namazlar arasında fark olur mu bu durumda?                                                                      *** Cevap: Cemaatle kılınan bir namazda saflar arasındaki mesafeye ilişkin Hanefi fıkıh literatüründe yer alan bilgiler özetle şunlardır: 1) Saflar arasında bir tekne veya kağnı geçecek büyüklükte bir nehir veya kamuya açık yol bulunmamalıdır. Mütabaat (imama uyma) imkanı ortadan kalkacağı için cami dışındaki alanda saflar arasında bu kadar mesafe bırakılması caiz olmaz. ...

ERKEĞİN NAMAZDA VE NAMAZ DIŞINDA BAŞINI ÖRTMESİNİN HÜKMÜ

Soru: Ömer Nasuhi Bilmen'in Büyük İslam İlmihali'nde erkeklerin başı açık namaz kılmasının mekruh olduğu, bunun bir örf olmadığı yazılıdır. Ben bununla amel ediyorum; ama bazı çevreler bunun bir örf olduğunu söylüyorlar. Bu konuda mufassal bir cevap alabilir miyim?                                                                    *** Cevap: Erkeğin başını örtmesinin farz olduğunu savunan hiç kimse yoktur. Müstehap olup olmadığı ya da mürüvvete aykırı olup olmadığı hususunda ise ihtilaf vardır:  Kimi alimler erkeğin başını örtmesini müstehap kabul etmişler ve özellikle yaşlı veya ulema sınıfından olan bir erkeğin halk içinde başı açık olmasını mürüvvete aykırı bir davranış olarak telakki etmişlerdir.  Bazı alimler ise erkeğin başını açmasını veya örtmesini bölgeden bölgeye değişkenlik arzeden bir ...